ŞEKER HASTALIĞININ BELİRTİLERİ

ŞEKER HASTALIĞININ TOPLUMDAKİ SIKLIĞI, BELİRTİLERİ  VE  EVRELERİ

 

 

Prof. Dr. Metin Özata

Endokrinoloji, Diabet ve Tiroit Uzmanı

Ahmet Mithat Efendi Cad. 19/ 3

Kalamış-İstanbul

Tel: (216) 3486519

 

 

         Şeker Hastalığı Sıklığı:

Diyabet, yani şeker hastalığı ülkemizde ve dünyada hızla artan bir hastalıktır. Ülkemizde şeker hastası kişiler toplumda  %  10 civarındadır; Diğer bir değimle her on kişiden 1’inde şeker hastalığı vardır.

Şişmanlık, kötü beslenme, hareketsizlik ve ailenizden aldığınız genetik  eğilim sizde şeker hastalığı gelişmesine zemin hazırlar.

Şeker hastalığını önlemek ve gelişmesini ortadan kaldırmak için sağlıklı beslenmeyi bilmek ve hareketi artırmak  gerekmektedir.

Şeker hastalığı  körlük, böbrek yetmezliği, inme (felç) ve ayak kesilmesi gibi önemli komplikasyonlara neden olabilmektedir.

Şeker hastalığı, özellikle de Tip 2 Diabet dediğimiz erişkin tip şeker hastalığı sinsi bir şekilde  gelişmekte ve ilerlemektedir. Bu nedenle erken teşhis  ve tedavi büyük önem taşımaktadır. Yapılan bilimsel çalışmalar şeker hastası olan her üç kişiden 1’inin hasta olduğunu bilmeden yaşadığını göstermiştir. Bu kişiler şeker hastası olduğunu tesadüfen veya başka hastalıklar ortaya çıktığında anlamaktadır.

         Şeker hastalığına bağlı komplikasyonlar (organ hasarları)  kan şekeri çok yükselmeden 10-20 yıl önce sinsi  olarak başlar.   Erişkin yaştaki  gizli şeker hastalarının çoğunluğu kilolu olduğu için ilaç  kullanmaksızın  sadece  zayıflama, sağlıklı beslenme  ve egzersiz ile   şeker hastalığı gelişmesini önleyebilirler.

         Yapılan çalışmalar kendisinde şeker hastalığı olduğunu bilmeyen kişilerin oranının kendisinde  şeker hastalığı olduğunu bilen  hastaların  %35’i kadar olduğunu göstermiştir. Diğer bir deyimle  toplumdaki her 3 şeker hastasından birisi henüz hastalık teşhis edilmeden yaşamaktadır. Bu nedenle toplumun bu hastalık konusunda bilgilendirilmesi ve taramaların yapılması büyük önem taşımaktadır.

 

Vücudumuz kan Şekerini Nasıl Ayarlar?

Vücudumuz kendisi için gerekli olan enerjiyi  yediğimiz gıdalardan elde eder. Yemek yedikten sonra  gıdalar bağırsaklarda parçalanarak ufak şeker  parçalarına dönüşür ve daha sonra  bağırsaktan emilerek  kan akımı yoluyla vücudumuza dağılır.  Enerji sağlanması için kan şekerinin  özellikle  kas, karaciğer, yağ ve beyin gibi dokular olmak üzere tüm organların hücrelerine  girmesi gerekir.  Kanda bulunan şekerin   hücrelere  girmesi  pankreas bezinden salgılanan insülin hormonu  sayesinde  olur.  İnsülin hormonu yoksa veya olduğu halde etki gösteremiyorsa  kandaki şeker hücreye giremediğinden  birikir ve  şekeriniz yükselmeye başlar. .  Kan şekerinin ayarlanmasında insülin çok önemli olmasına rağmen diğer hormonların da kısmi etkileri vardır.  Kanda şeker  artınca  (180 mg/dl’yi geçince) idrarla  atılmaya başlar.

 

Şeker Hastalığının Belirtileri Nelerdir ?

 

Tip 1 şeker hastalarında çok su içme, çok idrara gitme, çok yemek yenmesine karşın kilo verme gibi şikayetler çok belirgin olduğu halde Tip 2 şeker hastalarında bu belirtiler silik olabilir ve hastalık sinsi bir şekilde başlar. Bu kişilerin çoğunda hiçbir şikayet olmayabilir. Bazı hastalarda ise sık idrara gitme, aşırı açlık, zayıflama, halsizlik, görmede bulanıklık, kadınlarda vajinal kaşıntı, susuzluk  ve  çok su içme gibi belirtiler ortaya çıkar.

 

Şeker hastalığında görülen belirtiler şunlardır:

 

Çok su içme ve ağız kuruması

Çok idrara gitme

Çok acıkma

Çok yemek yemeye  rağmen zayıflama ve halsizlik

Yaraların geç iyileşmesi

Cildin kuru ve kaşıntılı olması

Ayaklarda uyuşma ve karıncalanma

Görmede bulanıklık

Vajinal kaşıntı

Yemeklerden sonra uyku gelmesi

Tatlıya düşkünlük

 

 

 

 

Şeker Hastalığının Gelişim Evreleri

Şeker hastalığı 4 aşamada  adım adım gelişir.  Aşağıda verilen bu aşamaları  çoğu zaman fark etme imkanı olmaz.

 Şeker hastalığının gelişim evreleri şunlardır: :

1.     Reaktif hipoglisemi (Kan şekeri düşüklüğü)  evresi

Ailesinde şeker hastalığı olan kişilerde  şeker hastalığı ortaya çıkmadan 3-4 yıl öncesi yemek sonrası kan şekerinde düşmeler olmaya başlar. Bunu anlamak için 3 veya 4 saatlik şeker yükleme testi  yapılır. 3. ve 4. saatte kan şekerini 80 mg/ dl’nin altına düşmesine hipoglisemi veya kan şekeri düşüklüğü diyoruz. Bu esnada terleme, çarpıntı, nabız ve bazen tansiyon yükselmesi görülür. Bu durumun nedeni insülin seviyesinin yenen yemek sonrası kanda hızla yükselmesi ve daha sonra  insülinin kan şekerini düşürmesidir.

2.     Dönem: Açlık kan şekerinde bozukluk:

Açlık kan şekerinin  100 ile 126 mg./dl arasında  olmasıdır.  Bu kişilerde tokluk kan şekerinin normaldir.

3.     Dönem: Tokluk kan şekerinde yükselme:

Tokluk kan şekerinin, yani yemek sonrası  2. saatteki kan şekerinin  140 ile 199 mg/dl arasında olması durumudur. Bu duruma “gizli şeker “ hastalığı da denir. Bu hastaların % 30’unda 10 yıl içinde   şeker hastalığı gelişir. Gizli şeker hastalarında sağlıklı beslenme ve egzersiz büyük önem taşır.  Bu hastalarda kalp, göz, böbrek ve sinir hasarları gelişebilir. Bu nedenle gizli şeker ciddiye alınmalı ve kontrollere gidilmelidir.

4.     Dönem: Aşikar Şeker Hastalığı:

Bu dönemde  şeker hastalığı ortaya çıkmıştır. Artık açlık  kan şekeri 126 mg/dl  veya daha yüksektir veya tokluk kan şekeri 2. saatte 200mg/dl’den daha yüksektir.

 

Kaynaklar:

 

1.     Prof. Dr. Metin Özata, Şekerli Yaşam, Epsilon Yayınevi, (Baskıda, 2005 Eylül ayı)

2.     Metin Özata, Doğru Beslen Formda Kal, Epsilon Yayınevi, 2004

3.     www.tiroit. org

                                             

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !